Forumkolik.Net   Sohbet Odaları
Geri Git   Forumkolik.Net >
Dinler ve Kültürleri
> Diğer Dinler > Ateizm

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Kasım 2020, 22:02   #1
 PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi : 10 Kasım 2020
Nerden :
Cinsiyet :
Konular : 35
Mesajlar : 48
Burç :
Aldığı Beğeni : 33
Beğendikleri : 52
Rep Puanı : 10
Standart Ateizm’in Tarihçesi



Epikuros

Öncelikle ateizmin tarihiyle ilgili tarihi bulgular, ilk dinlerin ortaya çıktığı ve Tanrı kavramının da savunulduğu eski antik çağ tarihine değin uzanmaktadır. Özellikle maddeciliğin en önemli temsilcilerinden olan Demokritos ve Epikuros Ateizm’in en ünlü temsilcileridir. Ateizm tarihi gelişimini sürdürmekteyken özellikle Orta Çağdaki kilise ve ruhban sınıfının sert müdahaleleriyle bu düşüncelerini açıkça ifade edememişlerdir. Daha sonra 18. yüzyıla gelindiğinde bazı düşünürler Tanrı’nın varlığını sorgulamaya başlasalar da; Ateizm en parlak dönemini 19. yüzyılda Marx, Engel, Lenin, Feuerbach ve Troçki gibi diyalektik Materyalist (maddeci) filozofların döneminde yaşamıştır.

Aslında Hinduizm, Teizm inancına sahip olsa da, erken dönem Hinduizm inancında bulunan ve Ateizm ekolüne çok yakın olan Carvaka, büyük ihtimalle Hinduizm inancının en Ateist ekolünü oluşturmuştur. Özellikle Hint felsefesinde dikkate alınmayan bu ekol, aslında Hinduizm inancının en maddeci ekolü olması nedeniyle çok önemli bir yere sahiptir. Hindistan’da ki Tanrı’nın varlığının reddedilmesi, Budizm ve Jainizm’de de görülmektedir.

Antik Yunandaki Ateizm, öncelikle Sokrates düşünce temellerini atmış olsa da aslında MÖ. 5. yüzyılda yaşamış olan Diagoras, Mistisizm’i ve inancı, çok güçlü bir şekilde irdelediği bilinen ilk Ateist’dir. Demokritos gibi maddeciler ise evreni, ruhani ve mistik kavramlar olmadan saf maddeci yöntemlerle açıklamaya çalışmışlardır. Sokrates mevcut Tanrı’lara ilham verdiği gerekçesiyle tutuklanmıştır. O ruhlara inanan bir insan olarak tam olarak Ateist olamayacağını ifade etse de idam edilmekten kurtulamamıştır. Yine bir maddeci olan Epikuros, ölümden sonraki hayatın varlığı ve dinsel kutsiyet içeren birçok doktrinde incelemelerde bulunmuş ve fikir yürütmüştür. Epikoros’a göre, ruh tamamen maddesel ve ölümlüdür. Bir felsefi düşünce akımı olarak Epikurosçuluk, Tanrı’nın varlığını reddetmese de var olması halinde insanlarla alakasız olacağını iddia etmişlerdir. “Varlıkların doğası üzerine” adlı eseriyle Epikuros’u Roma da tanıtan Şair Lukretyus da, Tanrıların varolması halinde bunların insanlarla alakasız olacaklarını ve doğal hayata müdahil olmayacaklarını anlatır. Bu yüzden insanların doğaüstü varlıklardan korkmasının anlamsız olduğunu belirtmiştir. Erken dönem Hristiyanları, kendi Tanrılarına inanmadıkları için Paganlar tarafından Ateist olarak yaftalanmıştır. Hatta Roma İmparatorluğu döneminde, Roma Tanrılarını reddettikleri için idam edilmişlerdir.

Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu tarafından kabul edildiği 381 yılından sonra ise yeni dine muhalif olanlar suç işlemiş sayılmış ve en katı şekilde cezalandırılmıştır. Rönesans ve reform ile birlikte dinde meydana gelen yumuşama ve yenilikler Ateizm fikrinin de yeniden yeşermesine olanak tanımıştır. Bu düşünce yapısının yenilikleri arasında yeni dini kurallar, popüler dini düşkünlükler, Protestan mezhebinin ve Kalvenizm gibi tarikatların oluşumu bunun ispatıdır. Özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde Hristiyanlık dini sorgulanmaya başlanmıştır. Deist fikirlerinden arınarak Ateist olmayı seçen kişi Fransız Papaz Jean Meslier bu gelişimin öncüsü olmuştur. Şunu da belirtmek isteriz ki Cumhuriyet döneminde Türkçe çeviri yapılan “Sağduyu” adlı kitabın yazarı da Meslier’dir. Özellikle Fransız İhtilali’nin yaydığı özgürlük ve eleştirel düşünce yapısıyla Ateizm toplumun içine yayılmıştır. Özellikle Fransız ihtilaliyle ülkeden kovulan din adamları ve ruhban sınıfının yokluğu Ateizm’in giderek yayılmasına zemin hazırlamıştır. Napolyon döneminde devrimin Fransa’nın kuzeyindeki bölgelere sıçramasıyla birlikte 19. yüzyıldaki birçok Ateist düşünür ve filozof kendisini dinin sorgulanmasına ve sosyal devrime adamıştır. 19 yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde pek çok ünlü Alman düşünür ve filozof Tanrısal gücü reddetmiştir. Bu filozoflardan bazıları şunlardır; Ludwig Feuerbach, Arthur Schopenhauer, Karl Marx, Friedrich Engels ve Friedrich Nietzsche. 20. yüzyılda Marx ve Engel’in girişimleriyle Ateizm siyasi ve politik ortamda dile getirilmeye başlanmıştır. İlk olarak 1966 yılında Time Dergisinde “Tanrı öldü mü?” sorusu ile artık ülke yönetimlerinin ve dünya toplumunun dinsizleştiği vurgulanmıştır. Ertesi yıl Arnavutluğun Sosyalist lideri Enver Hoca, ülkesinin tüm dini kurallardan arındığını belirterek ilk Ateist devlet düzenini ilan etmiştir.





TarihiOLayLar..




#MustafaKemaLAtatürkTorunuyum..ღ ❦
PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
ateizm’in, ateizm’in tarihçesi, tarihçesi


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.

ForumKolik.NET
Forum Sahibi: KıRıK

Sitemiz bir genel forum sitesidir. Bu yüzden sitemize kaydolan herkes, kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabilmektedir. Bu sebepten ötürü, sitemiz üzerinden paylaşılan mesajlar, konular ve resimlerden doğabilecek olan yasal sorumluluklar paylaşan kullanıcıya aittir. Forumkolik, hiçbir yasal sorumluluk kabul etmemektedir. Illegal herhangi bir faaliyet görülmesi durumunda İLETİŞİM sayfasından bildirim yapıldığı takdirde, mesaj, konu ya da resim en fazla 24 saat içerisinde silinecektir.

Forum Manager: KahKaha
Graphic Designer: Painfully & Müptela
Sohbet - Seviyeli Sohbet - Gebze Süt - Seviyeli Sohbet - Sohbet